Site İçeriği Sezaver Seçki'nin aldığı eğitimler eğitimler hakkındaki görüşleri 30.07.2008
 

Sezaver Seçki'nin aldığı eğitimler eğitimler hakkındaki görüşleri

 

Aldığım Eğitimler Hakkında
 
Web siteme bu yazıyı bu kadar ayrıntılı ekleme nedenim arayışta olan insanların sıklıkla ‘Hangi eğitimi almamı tavsiye edersiniz? diye sormalarından kaynaklanıyor. Kendi deneyimlerimi aktararak bu soruya ışık tutacağımı umuyorum
 
TM (Transandantal Meditasyon ve Sidhi Teknikleri)= Zihinsel ve ruhsal dinginliğe ihtiyaç duyduğum bir dönemde, 90’lı yılların başında karşıma çıkan ilk teknikti. O günlerde bugünkü kadar çok kişisel ve ruhsal gelişim eğitim seçeneği olmadığı için ilgimi çekti. Daha sonra farklı meditasyon tekniklerini inceledim. Genel anlamda meditasyon yapmanın zihni dinlendiren, disipline eden bir özelliği olduğunu söyleyebilirim. Bir süre sonra meditasyon yapmanın bana yetmediğini fark ettim ve ilgi alanıma giren aşağıdaki bilgi teknolojilerine yöneldim. Teknikler arasındaki benzerlik ve farklılıkları görmem açısından öğrenmiş olmaktan memnunum. 
 
NLP= En ihtiyacım olan konunun İletişim’e odaklanmak olduğunu fark etmemi, böylece iletişim becerisi edinmemi, bilinçaltının gücünü keşfetmemi, hepimizin doğuştan getirdiği baskın meta-programlarımız olduğunu ve bunların bizleri nasıl etkilediğini öğrenmemi, tıkandığım noktaları bulup temizleyerek kendimi derinden tanımamı, öğrendiğim teknikleri uygulayarak bilgiyi eyleme dönüştürmemi sağladı. Ve ilk başkasına uyguladığım çalışma üniversiteden bir öğrencimle oldu. İntihar kararı vermişti. İki gözü iki çeşme ağlıyordu. Nlp eğitimi aldığımı biliyordu. O nedenle son bir umut olabilir diye telefonda benden yardım istiyordu. Bu ilk vaka için bayağı ağır, sorumluluk isteyen bir konu olmakla beraber benimle görüşmenin dışındaki tüm alternatifleri reddettiği için bir seans çalışmayı kabul ettim. Çünkü o anda en çok ihtiyacı olan şey ona zaman ayrıldığını görmek, böylece değerli olduğunu hissetmekti. Kendi açımdan olaya baktığımda ise, tekniklere ve kendime olan güvenimin deneyimlenmesinin zamanıydı. ‘Şimdi’ deneyimlemesem ne zamana erteleyebilirdim ki? Hem benim bu teknikleri öğrenmekteki amacım onları başkalarına yardım amaçlı uygulamak değil miydi? ( İnancım o ki, var oluş amacınıza uygun bir iş yapıyorsanız enerji doğallıkla ihtiyacınıza uygun olarak akıyor ve doğa’nın desteğini alıyorsunuz (!) 3–4 saatlik bir seansın ardından öğrencim intihar fikrinden vazgeçti.
İlk seansımda böyle ağır bir vaka da olumlu bir sonuç almak NLP eğitimlerimi Master seviyesine taşıma kararı vermeme vesile oldu.
 
KDT= (Kuantum Düşünce Tekniği) Ruhsallık boyutuyla Nlp bilgilerimi ve tekniklerini pekiştirmemi, tekniklerin farklı versiyonlarıyla alet çantamı zenginleştirmemi, hayat amacımı netleştirip yeni mesleğimi hedef olarak belirlememi ve o doğrultuda ilerlememi sağladı. Çekirdek inançların deneyimlerimizden çıkardığımız özgün yorumlar ve sonuçlar olduklarını, bu sonuçların bilinçaltına yeni bir karar, yeni bir program olarak kaydedildiğini anlamamı ve bu kararların kısır döngülerimi oluşturduğunu, yaşam kalitemi etkilediğini anlamamı, hastalıkların psikolojik nedenlerini bularak iyileşmenin mümkün olduğunu görmemi ve imgelemenin, niyetin gücünü yaşayarak anlamamı sağladı.
 
REİKİ=İnanmanın Tanrı’nın bir lütfu olduğunu hissetmemi sağladı. Henüz Reiki II aşamasındayken liseden bir öğrencim karnında hissettiği sancıdan kıvranıyordu. Ailesine telefon etmiştik ve gelmelerini bekliyorduk. O arada niyet ettim ve öğrendiklerimi uyguladım. Çok değil, 5 dakikanın sonunda ağrısı geçmiş ve rahatlamıştı. Bu kadar hızlı bir etki gördüğüm ilk deneyimimdi. Büyük bir şaşkınlık ve sevinç yaşıyordum. O arada öğrencim bana şunları söylüyordu : ‘Sanki ağrılarımı aldınız ve attınız, bu sonuca inanamıyorum, daha önce böyle olduğunda ailem beni hastaneye zor yetiştirmişti’. Bu deneyimin ardından Reiki’yi Master seviyesine taşıma kararı verdim
 
EFT=Alet çantamın çok işe yarayan tekniklerinden biri. Akupunktur noktalarına iğne batırmak yerine parmakla hafif vuruşlar yapılarak uygulanan bu tekniğin en sevdiğim yanı, sizi rahatsız eden duyguların şiddetinin anında ölçülebilir olması ve en yüzeydekinden başlayarak temizlenmesi gereken en derindeki duygusal sıkıntının bir cümleyle sözcüklere dökülerek, fark edilir hale getirmesi diyebilirim. Benzetecek olursam soğan gibi kat kat olan sıkıntılı duygulardan kurtuldukça soğanın cücüğüne, özüne, özsuyuna ulaşmak gibi kendi özümüze ulaştırdığını deneyimliyorum. Denebilir ki, zihnimiz, ruhumuz, bilinçaltımız, duygusal bedenimiz havalanmış ve tozlardan arınmış oluyor.
 
HİPNOZ=Hipnotik dil kalıplarının insanlar üzerindeki güçlü etkisini fark etmemi, günlük hayatımdaki iletişimi kolaylaştırdığı gibi, çalışmalarımda kişileri daha iyiye yönlendiren telkinleri kolaylıkla verebilmemi sağladı. Beyin alfa boyutundayken olumlu telkinlerin kişileri nasıl etkilediğini ve sonrasında, kişiye nasıl hizmet ettiğini anlamamı sağladı. Hipnoz da diğer teknikler gibi alet çantamı zenginleştirdi.
 
GYRT (Geçmiş yaşam regresyon terapisi)=Sonsuzluk duygusunu ve birlik bilincini yüksek bir boyuttan değerlendirmemi ve deneyimlememi, böylece hem kendime hem başkalarına karşı doğallıkla artan bir anlayış ve şefkat duymamı sağladı. Hayat hikâyemizde yaşadığımız durumları gerçek olarak algılamamızı sağlayan olgunun ‘duygularımız ve düşüncelerimiz’ olduğunu, gerisinin sadece dekor ve rol dağılımı olduğunu hissetmemi sağladı. Bireysel ruhsal yolculuğumun diğer insanlarla nasıl, neden ve ne zaman kesiştiğini, ne zaman ayrıldığını anlamama, anlamlandırmama vesile oldu. Birlik-Bütünlük Yasası’nı idrak etmemle birlikte beden farkındalığının, katarsisin ve psikodramanın hızlı iyileştirme etkisini görmemi sağladı. Yaptığım çalışmalarla ilgili olarak sezgilerime, özgüvene ve yeterlilik hissine bu teknikle ulaştığımı söylemeliyim. Sevgili ego’m bu seminerlerde en büyük dersini aldı ve artık kendi öz yönetimimi ele geçiremeyeceğini anladı dersem yeridir.
 
 Bu Kadar Eğitim Şart mı?
 
Danışanlarımla yaptığım ön görüşmelerde kişinin o anki ihtiyacına en uygun tekniğe karar verebilmek benim açımdan bir zenginlik. Çünkü deneyimlerime baktığımda bir danışana çok olumlu etki eden bir teknik başka bir danışan üzerinde aynı etkiyi göstermeyebiliyor. Demek istediğim herkese uygun olacak bir tane sihirli teknik yok. Bu değişken özellikler ister istemez değişik teknik ihtiyacını doğuruyor gibi bir durum var. Hatta bazen hiçbir teknik uygulamadan bile yalnızca doğru sorular yönelterek kişilerin farkındalık ve değişim yaşaması sağlanabiliyor. Bunları bilmek yaptığım işle ilgili özgüven duymamı sağlıyor.
 
Yukarıda anlattıklarım kişisel tercihlerimin sonucu. Değişik dönemlerde duyduğum ihtiyaçlara göre iç sesimi dinleyerek yol almak bana çok iyi geliyor. Bir başkası için durum farklı olabilir.  Çünkü her birey duyduğu, öğrendiği ya da yaşadığı  bir olayı kendisi nasıl algılıyorsa öyle anlamlandırıyor. O nedenle, dileyen yalnızca bir öğretiyi sonuna kadar takip edebilir veya ‘yapabiliyorsa’ hiçbirine ihtiyaç duymadan kendi ışığıyla yolunu aydınlatabilir. O kadar çok sayıda öğreti ve yol var ki hangisini seçeceğiniz sezgilerinizle kendinizin karar vereceği bir durum. Burada dikkat edilecek nokta, eğitimleri ne amaçla almak istediğinizi netleştirmek ve takip ettiğiniz yolun size olumlu gelişmeler kazandırıp kazandırmadığına bakmak.
 
Neden Regresyon ve Kuantum Düşünce konularına yoğunlaştığımı sorarsanız, hepsinin ortak özelliği olarak gördüğüm Ruhsal Bedenimize yönelik çalışmaları kapsaması diyebilirim. Çocukluğumdan beri ruhsal konulara olan doğal ilgim kendiliğinden çalışma alanımı belirledi diye düşünüyorum. Ayrıca bilişsel ve duygusal zekâların ruhsal zekâ olmadan sacayağının bir tanesinin eksik kaldığına inanıyorum. İnancında ötesinde, bireysel uyguladığım Regresyon ve gurup seminerleri olarak aktardığım Kuantum – Zihinde Bahar tazeliği adlı çalışmalarımda bu eksikliğin tamamlandığını görüyorum. Olaylara bütünleyici bir bakış açısından yaklaşmanın zihinsel, duygusal ve fiziksel bedenlerimizi de kapsadığını, çoğunlukla iyileştirdiğini gözlemliyorum.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Copyright © 2008, Sezaver.Net. Her Hakkı Saklıdır.        Designed By  Mitra