Kuantum Düşünce Tekniği Hastalık iyileşmeye giden yoldur!!!!!!! 03.10.2008

Hastalık iyileşmeye giden yoldur!!!!!!!

 

HASTALIK İYİLEŞMEYE GİDEN YOLDUR!!!!!!

 
Hastalıkların kişiye özgü, biricik zihinsel ve psikolojik nedenlerini bulmak iyileşmeye nasıl katkı sağlıyor?
 
Seminerlerimde karşılaştığım bir örnek 3 – 4 yıldır adet düzensizliği yaşayan muhafazakâr bir ailenin genç kızıyla ilgili..Doktorlar incelemişler ve bu durumun fiziksel değil, psikolojik olduğunu söylemişler..Önceleri direnç göstererek ertelemek istediği, bir haftanın sonunda cesaret ederek uygulama kararı verdiği çalışmada, ergenlik döneminden itibaren çok fazla baba baskısı ve dayağıyla karşılaştık..Hastalığın mesajını almak üzere uyguladığım teknikle en derin hislerine ve çekirdek inançlarına ulaştık..Cinsel kimliğiyle ilgili inanılmaz olumsuz yorumları vardı ; ‘Kız olmak aileye leke getirmektir, namusuna leke getirme ve ailesini utandırma potansiyeli taşımaktır’ gibi düşüncelerini gözyaşlarıyla aktardı bize .. Bu düşünceler kendi ifadesiyle değersizlik, kendi olamamak, özgür olamamak, nefes alamamak, ‘kendi içinde yabancı gibi hissetmek’ gibi duyguları beslemişti..( Cinsel kimliğine bu kadar yabancılaşmış bir insanın cinsel bölgesinde bir düzensizlik yaşamasına şaşmamalı !!!..)
Bunlar danışanımın kendinden bile sakladığı, itiraf etmekten korktuğu düşünceleriydi.. Kendine kendinden gelen mesaj şuydu: ‘Söylemeye bile korktuğun, yalnızca kendine sakladığın düşüncelerini değiştir..’
Mesaj alındığına göre yapacağımız iş onu cinsel kimliğiyle barıştırmaktı..Barıştırma çalışmasının ardından bu düşüncelerini sesli olarak paylaşabilmiş olmasının bile onun için çok büyük bir adım, çok büyük bir yenilik olduğunu anlattı ..Gerçek kimliğine dürüst davranmış olmanın rahatlığıydı bu..Belki de hayatında ilk kez ‘özü sözü bir’ olmayı deneyimlemişti..Çalışmayı bir hafta ertelemesinin bile sebebinin, bunları paylaşırsa ailesine leke getireceğinden duyduğu korku olduğunu itiraf etti açık yüreklilikle..Anlaşılan o ki, özü bu iç sıkıntısına daha fazla dayanamamış ve artık kurtulma kararı vermişti..Bu kararın ödülünü aldı… 3 ay sonraki görüşmemizde adet düzeninde olumlu gelişmeler başladığını anlattı büyük bir sevinçle... 
 
                         ---------------------------------------------------------------------
 
Bir başka hanımın göğsünde fibrokistleri ve ağrıları vardı..Tıbbi tedavilerini de yürütüyordu ama tekrar otaya çıkıyorlardı..Son çektirdiği filmlerde yine görünmüşlerdi..Neyse ki, iyi huylu idiler ama yine de huzursuz oluyordu..Hastalığın mesajını almak üzere yaptığımız çalışmada göğüslerin onun için ne anlama gediğini sordum..Dişiliğin ve anneliğin sembolü olduğunu söyledi..Göğüslerinin estetik açıdan güzel, ideal ölçülerde olması onun için çok önemliydi..( bu yüzden bir estetik operasyon bile geçirmişti!!..) Cinsel kimliğiyle ilgili olarak eskiden çok sıkıntı çekmişti ama onları çoktan atlatmış olduğunu, şimdilerde en büyük üzüntüsünün büyük oğlunun mutsuzluğu olduğunu ekledi..Oğlu boşanmıştı ve işleri bozulduğu için para kazanamaz olmuştu..Kocası da oğluna kızgındı. Çünkü birlikte iş yapıyorlardı ve tüm aileyi maddi açıdan zora sokan sorumsuzluklarını affedemiyordu..Danışanım bir yandan kocasına hak veriyor bir yandan anne olarak oğluna yardım edemediği için üzülüyordu..(dişiliğiyle anneliği arasında sıkışmış gibiydi)..Ne olacaktı bu çocuğun hali?? Neyse ki kendilerinin bir evi ve emekli aylığı vardı..Ama, oğlu ne yapacaktı?? Birlikte oturmaları tüm aile için huzursuz ediciydi..Bir yandan burnu sürtünmeli, dersini almalı diye düşünüyordu, bir yandan da içi acıyordu..Çünkü bugüne kadar büyütüp ‘sütüyle’ beslediği oğlunu şimdilerde besleyemiyordu!!!!!
Fibrokistlerin bu hanıma özgü psikolojik sebeplerini bulmuştuk..Şimdi sıra çözümle ilgili mesajı almaya gelmişti..Sürece güvenmenin, sabırlı olarak akışa teslim olmasının gerektiğini kabul etti önce..Bu mesajı uygulamanın ona ne kazandıracağına odaklandığında büyük bir rahatlık olduğunu farketti..Öyle ya, kontrol edemeyeceği alanları kontrol etmeye uğraşıyordu!!!!..Canı ciğeri, öz oğlu da olsa onun kendi yaşayacağı, aşacağı dersleri vardı..Dozajında manevi destekle yürütebilirdi oğluyla olan ilişkisini!!!..Kendi maneviyatı güçlü olunca, bunu ona da verebilme şansı kendi kontrolündeydi..Hâlâ bebek gibi beslemeyi istemek boşa çabaydı..Kendisi de oğlu da büyümeli, olgunlaşmalıydı artık..Bu farkındalıkların ve yeni kararların hemen ardından, çalışmanın bitiminde ağrılarını hissetmediğini ifade etti.. Bir süre sonra çektirdiği filmler hakkında beni bilgilendirmesini istedim..Sonuçlar temiz çıkmıştı..
Bu işe ilk başladığım zamanlarda yaşadığım sonuçlara büyük bir mucize gözüyle bakıyor sistemin muhteşemliğine ve sadeliğine şükran duyuyordum..Şimdilerde doğal olduğunu bilerek şükran duyuyorum..Çünkü, kilitlenme neredeyse anahtarı yanı başındaydı..Tıpkı sola kıvırarak kapattığımız kilidi sağa kıvırdığımızda açmak gibi..Hastalıkla sebep arasındaki bağlantının keşfi sanki bilinçte anlık bir kıvılcım oluşturuyor ve beyinde yeni bir elektrik akımı başlatarak ışık yaymaya başlıyor ..Ve şifa bu ışıkla gerçekleşiyor..hiçbir yan etkisi olmadan..
 
                     ---------------------------------------------------------
 
Bir başka danışanım sık sık nezle oluyor ve sinüzitten yakınıyordu..Depresif halinden en çok ta kendisi bıkmıştı..artık sebep her neyse onu bulup kurtulmaya kararlıydı..Yaptığımız çalışmada yaptığı işten nefret ettiğini ama eşinin ve ailesinin baskısından dolayı bir türlü istifa edemediğini anlattı..Son 5 yılı iç dünyasındaki çöküntülerle, gel git’lerle geçmişti..Bu kadar müzminleşen bir ikilem ve kararsızlığın burnunda müzminleşen bir sinüzite dönüşmesi hiç garip değildi!!!!.. Enfeksiyonların bir iç çatışmadan kaynaklandığını düşünürsek, nfeksiyonun burnunda oluşu bıkkınlığın artık burnuna kadar geldiğini ve hayatı gönlünce soluyup içine çekemediğini gösteriyordu..Bu farkındalıkla birlikte büyük bir cesaretle istifa etti..Şimdilerde eşiyle ortak bir iş yapıyor...Sağlıklı ve huzurlu..Hatta, önceleri kesinlikle reddettiği ikinci çocuk sahibi olma fikrine artık sıcak bakıyor..
                       -------------------------------------------------------------
 
Bir diğer vaka bir danışanımın alerjik burun akıntısı ve her sabah yaşadığı hapşırık nöbetleriyle ilgili..Ne yaptıysa sonuç alamamıştı..Danışanım neye alerjisi olduğundan çok ‘kime’ alerjisi olduğunu buldu..Onlarla olmayı hamamböcekleriyle dolu bir odada olmaya  benzetiyordu..Psikodrama ve imgeleme çalışmasıyla yaptığımız temizlikten bir hafta sonraki görüşmede yaşadığı sonuca inanamıyordu.. Hapşırık nöbetleri bitmişti..Daha da ilginci, aynı odayı paylaştığı, allerjisine sebep olarak gördüğü mesai arkadaşlarının odası değiştirilmişti..Bu kadar ‘tesadüf’ benim içinde, guruptaki diğer katılımcılarında düşündüğümüzün ötesindeydi..Hatta hiç unutmuyorum, danışanım bir yandan çok sevinçliyken, bir yandan da kendi düşünce ve imgeleme gücünden korktuğu söyleyerek espri yapmış, çok gülmüştük..Ayrıca, hapşırık nöbetlerinin niçin sabahları olduğunun da cevabını yine kendisi verdi..Yeni bir gün başlıyordu ve yine istemediği insanları görecek, onlarla bir gün geçirecekti ve bu duruma ‘katlanmaktan’ başka çaresi yoktu.. Burun akıntısı sanki çaresizliğin ve içsel bir ağlamanın fiziksel görüntüsü gibiydi.. 
 
 

Yorumlar :

Ad ve Soyadınız  :   
e-posta adresiniz :    
Yorum :  
 

SERAP DEMİRDAĞ    29.09.2008 23:19:23

her bir örnekte kendimizden birşeyler bulabileceğimizi gördüm.çok gerçekçi ve mükemmel örnekler.

Copyright © 2008, Sezaver.Net. Her Hakkı Saklıdır.        Designed By  Mitra