ALIŞKANLIK KALIPLARINI KIRMAK... EZBER BOZMAK...
ALIŞKANLIK KALIPLARINI KIRMAK… EZBER BOZMAK…
Bu ay bu konuya odaklanma sebebim ‘aşk’ hayatlarında sıkıntı yaşayan birkaç danışanımın benzer sorunla ilgili olarak görüşme istemeleri oldu. Gelenlerin çoğunluğu bayan olmakla birlikte erkekler de vardı aralarında. Hepsi sözleşmiş gibi aynı günlerde ardı ardına gelince bu konuda bir şeyler yazmak şart oldu. Ortak sorunları karşılarındaki kişiye olan bağımlılıkları idi. Bu bağımlılık öyle bir alışkanlığa(!) dönüşmüştü ki artık karşılarındaki kişi onlara değer vermez olmuştu. ‘Nasıl olsa bensiz yaşayamaz, beni çok seviyor, ona istediğimi yaptırabilirim, hatta aldatsam bile beni affeder(!), affetmezse de kendi bilir, ben buyum(!), beni böyle kabul ediyorsa ne âlâ, etmiyorsa kendi bilir’ tarzında düşündüklerini bazen tavırlarıyla, bazen de sözleriyle gösteriyorlardı. Hatta bazıları arkadaşlarıyla bahse girmeye başlamışlardı. ‘Görürsün bak, beni aramadan en fazla bir hafta dayanır’ gibi sözler ediyorlardı ortak tanıdıklarının yanında.
Böyle davranmakta çok ta haksız sayılmazlardı. Çünkü bu tavırları danışanlarımın kulağına geliyor, bir yandan çok üzülüyor bir yandan da hırslanıyorlardı. Ama en çok ta paniklemelerine(!) neden oluyordu. Neden derseniz onlarda da şu düşünceler hâkimdi. ‘Bunca zaman emek verdiğim ilişkiyi bir kalemde silip atamam, onun sesini duymaya çok alıştım(!), bir gün sesini duymazsam dayanamıyorum. Aramayayım diyorum ama olmuyor, yapamıyorum, böyle yaptıkça onu bıktırdığımı, kaybetmekten korktuğumu gösterdiğimi bilsem de engel olamıyorum’ diyorlardı. ‘Sanki hayatta bir tek o benim eşim olabilirmiş gibi geliyor, o olmazsa başka biriyle aynı duyguları bir daha yaşayamayacağımdan korkuyorum’ gibi sözlerle ifade ediyorlardı kendilerini. Hatta karşılarındaki kişi onlara ayrılmak istediklerini söyledikleri halde gururlarını bir kenara atıp tekrar tekrar arıyorlardı. Artık bu kalıbı kırmak zorunda olduklarını biliyorlardı. Çünkü kıramadıkları sürece değersizlik hissi onları perişan ediyordu. Ve bu ezberi bozacak bir reçeteye ihtiyaçları olduğunu söylüyorlardı.
Yaptığımız bireysel çalışmaların ardından ‘bir süre’( alışkanlık kalıbı tam olarak kırılıncaya kadar) şu basit egzersizlere devam etmelerini önerdim;
Sevgililerini her arama ihtiyacı duyduklarında farklı bir şey yapmalarını, örneğin oturuyorlarsa kalkmalarını, bir müzik açıp dans etmelerini, yürüyüşe çıkmalarını, başka sevdikleri bir arkadaşlarıyla sinemaya gitmelerini v.b. hareketlerin faydalı olacağını söyledim.
(Size komik gelebilir ama çoğu zaman evinizde sürekli oturduğunuz koltuk yerine, ara sıra başka bir koltukta oturmak, her gün yürüdüğünüz yoldan değil de başka yollardan işinize gitmek, hiç denemediğiniz renklerde giysiler giymek gibi günlük alışkanlıklarınızı değiştirmek bile önemli olabiliyor. Çünkü her biri zihninizde inatla tuttuğunuz düşünce kalıplarını esnetmeyi kolaylaştırıyor ve zihninizi değişime açık hale getiriyor. Denemesi bedava (!) (Ayrıca bu alıştırmalar yalnızca aşk konusunda değil, sizi rahatsız eden ve değiştirmek istediğiniz her alışkanlık için geçerli)
Bir danışanım çoktandır okumak istediği bir kitabı aldığını ve kırmak istediği alışkanlık kalıbını kitap okuyarak başardığını anlattı sevinçle. Daha da ilginci sonraki günlerde sevdiği kişi onu arayarak eski kaba davranışlarından dolayı özür dilemiş(!) (O kişi de alışmış olduğu ilgiyi, sevgiyi kaybetmekten korkmuş olmalı ki hatasını telafi etme ihtiyacı duymuştu.) Danışanım sabrının ve çabasının sonucunu almaktan öyle mutluydu ki, kendini yönetebilmenin haklı gururunu yaşamaya başladı. Kendini yönetemeden, ilişkiyi sağlıklı ve dengeli yönetemeyeceğini artık daha net görmeye başladı. Şimdilerde kendini güçlü hissetmenin tadını çıkarıyor, yalnızca sevgi değil saygı da görüyor.
Bu danışanımı en çok motive eden şu söz olmuştu; ‘Çok ısrarcı olduğun kişinin peşini bırak, geri dönerse senindir. Dönmezse zaten senin değildir. Karşılıksız bir ilişki için uğraşmaya değmez’.
Bu paylaşımın ihtiyaç duyduğunuzda ezber bozmanıza yardımcı olması dileğiyle…
Sevgiyle kalın,