Regresyon Terapisi
HİPNOZ OLMADAN UYGULANAN (GYRT) GEÇMİŞ YAŞAM REGRESYON TERAPİSİ NEDİR?
Regresyon(kaynağına geri götürmek) terapisi 30 yılı aşkın bir süredir dünyadaki çeşitli terapi çalışmalarında geliştirilmiş,bireysel uygulanan,kişinin kendine ve hayatına yönelik farkındalık kazanmasını sağlayan, Gestalt,beden farkındalığı,travma terapisi,katarsis,psikodrama gibi teknikleri içeren, yaşanılan olaylara yeni bir bakış getirerek,derin bir anlayış ve iç görü kazandırarak iyileştiren kombine bir terapi yöntemidir...
İlk kez görüşmeye gelen bir danışanla not alınarak yapılan ayrıntılı(travmalar,konuyla ilgili deneyimlerin hangi düşünce kalıbıyla ifade edildiği,hayata bakış açısı,kısır döngüleri,bunların yaşam kalitesini nasıl etkilediği,duyguların yoğunluğu v.s.) bir ön görüşme sonucunda kişiyi rahatsız eden konu tespit ediliyor.. Çalışma sonunda bitmemiş işler,karmik ilişkilerin çözümlenmesi,özellikle affetme süreci ile karma temizliği ve ruhsal şifa gerçekleşiyor.
Genellikle 3 saat süren bu çalışma 8 bölümden oluşuyor.. Yüzeysel olarak aktarabileceğim şu bölümlerden oluşuyor:
- Öngörüşme, hikayeye geçiş,
- Anıların, hikayedeki önemli olayların ortaya çıkması ve o olaylarla ilgili danışanın duyguları,düşünceleri ve kararlarının tespiti.
- Bedeni terk ediş ve ruhsal aleme geçiş,
- O yaşam hikayesindeki karakterlerle dialog.
- O geçmiş yaşam ile şimdiki yaşam arasındaki benzerlikleri buluş.
- psikodrama
- İçgörüye,anlayışa ulaşma,affetme,uzlaşma ve tamamlanmış hissetme v.s.
- değerlendirme.
Seanslar sırasında terapist danışandan gelen bilgilerin ışığında doğru sorularla hikayenin izini sürüyor. Hipnoza gerek kalmadan duygular,fiziksel sorunlar ve düşünceler aracılığıyla kişi kaynak olaya geri gidebiliyor. kişi bilinç akışının devreye girmesiyle kendini bilinçaltı düzeyde bir hayat hikayesinin içinde buluyor.Danışan hikayedeki önemli olayları anlatırken terapist gerekli ayrıntıları almak amacıyla sorduğu kritik sorularla kişinin kendine ilişkin farkındalığını artırarak sorunun kaynağına inmesine yardımcı olur. Bazen 1 saat gibi kısa bir sürede bile kişinin hayatında yolunda gitmeyen şeyler tespit edilerek çözümlemeye başlamak mümkün olabiliyor. Bu noktada kişinin değişime direnci çok önemli bir faktör. Değişime açık olanların bir seansta bile mucizevi bir şekilde hayatları değişebilirken, dirençli kişiler için bu değişim o kadar kolay olmayabiliyor.20 yaşından büyüklere uygulanan bu teknik anti-depresan kullananlara uygun değil ,çünkü,ilacın etkisi bilinç akışını bloke edebiliyor..dolayısıyla hikaye akıcılığını kaybediyor ve istenen fayda sağlanamıyor....Ayrıca çok analitik ve sol beyin baskın insanlarda zihin çok fazla devreye girerek akışı bozabiliyor.Böyle insanlara hipnoz uygulayarak direnci ortadan kaldırmak mümkün olabiliyor..
Bazı danışanlar şimdiki yaşama odaklanıyor.Öyle olduğunda şimdiki yaşamının izini çocukluğa kadar sürerek sorunların kaynağını bulup aynı başarılı sonuçlara ulaşabiliyoruz. Tüm yaşam anılarımız bilinçaltımızda kayıtlı olduğundan hipnoza gerek kalmadan duyguların yoğunluğunu kullanarak derinleşmek mümkün oluyor. Tıpkı rüyadayken görüntülerin,hislerin kendiliğinden akması gibi bir süreç yaşıyoruz.. Bilinçaltı kayıtları benzer konuları aynı klasöre,dosyaya tarih sırasına göre arşivleyen bellek depomuz olarak bize hizmet ediyor.. mutluluk dosyaları,mutsuzluk dosyaları,değersizlik hissettiğimiz deneyimlerin dosyası,değerlilik hissettiğimiz deneyimlerin dosyası v.s…
Geçmiş yaşam dediğimiz insan beyninin kurguladığı bir oyun, yanılsama olamaz mı?
Olabilir..ancak danışan hikayeyi kurgulasa bile o kadar kendine özgü bir hikaye ortaya çıkıyor ki ikinci bir şahsın benzer bir hikaye kurgulaması mümkün değil... O nedenle anlatılan şeylerin uydurma olup olmadığından çok, kişinin bu hayatta yaşadığı problemin çözümüne yardımcı oluyor mu olmuyor mu sorusu önem kazanıyor. Ayrıca, zaten kişi uydursa da, nasıl olsa geçmiş bir hikaye olmasının rahatlığıyla, tüm engellerden,dirençlerden bağımsız hissetmenin rahatlığıyla anlatıyor,bilinçli olarak en hoşlanmadığı duygularını bile içtenlikle dile getirebiliyor..bu açıdan dürüstlük ve bütünlük yasasına çok uyumlu bir yöntem..ve kişi kendine özgü biricik içeriği olan hikayede yaşadığı soruna ilişkin bilinçli olarak fark etmediği bir sürü ipuçlarını da aktarıyor...Böylece seans sonunda danışanın anlattığı hikayede kendini bulması gerçekten çok şaşırtıcı oluyor ve artık soruna objektif bakabildiği için çözümleri de görmesi mümkün oluyor,kendini kandırma şansı kalmıyor,(ego bozguna uğruyor)iyileşme başlıyor.Tıpkı herhangi bir filmi izledikten sonra hakkında yorum yapmak gibi..böyle yaklaşınca zihinsel engeller kalktığı için hikaye çok seri akıyor..Bilinç ve bilinçaltı o kadar zengin bir içeriğe sahip ki bazen rüyalarımızın izini sürerek, bazen de dinlediğimiz bir müziğin bizde bıraktığı etkinin,görsel imajların izini sürerek değişik hayat hikayelerine ulaşmak bile mümkün olabiliyor..aslında bunu tam olarak anlamanın yolu bir kez deneyimlemek galiba..hani vardır ya,bazı şeyler anlatılmaz,yaşanır..bu teknik böyle bir şey..
Nasıl oluyor da kişinin geçmiş yaşamlarındaki olumsuz deneyimler bugün onu rahatsız edebiliyor diye sorarsanız ,artık bilinçaltının deneyimlerimizi arşivleyerek depoladığını biliniyor.Bu kayıtlar yüzyıllar öncesini de kapsıyor, yıllar öncesini de ,dünkünü de,bugünkünü de..O nedenle geçmişten gelen bir travmanın etkileri enerji alanımızda varlığına devam ediyor ve travmadaki benzer duygu her tetiklendiğinde aynı sıkıntıyı yaşıyoruz. Örneğin, geçmiş hayatlarından birinde boğaz bölgesinde bir travma yaşayarak ölen kişinin öldüğü anda enerji alanının o bölgesinde o travmanın izi kalıyor. Yeniden bedenlendiğinde o travmanın izini enerji boyutunda ruhsal benliği taşıyor ve şimdiki hayatının akışı içinde sebebini bir türlü anlayamadığı, sık sık ortaya çıkan bir boğaz ağrısı yaşayabiliyor. Seansın sonunda psikodrama tekniğiyle travmanın izini temizlediğimizde, tıbben her şeyi yaptığınız halde iyileşmeyen boğaz ağrısı iyileşebiliyor.İlk bakışta saçma görünse de çok işe yaradığına tanık oluyorum.. Bakış açınızdaki küçücük değişiklik çok büyük bir iyileşmeyi başlatabiliyor..Zaten GYRT’nin amacı da danışanları doğallıkla yeni bakış açısına ulaştırmak ve bunu kendinin fark etmesini sağlamak.Bu tekniğin çok hızlı gelişme sağlamasının altında yatan gerçek de bu zaten.
Reenkarnasyon (yeniden bedenlenme) tartışmalı bir konu olmakla birlikte bu konuda yapılmış yüzlerce bilimsel araştırma kaydı (Ian Stevenson’un kitaplarında bulabilirsiniz..) mevcut. .Hal böyle olunca reankarnasyona inanan danışanlarla da,inanmayanlarla da karşılaşıyoruz…Bu terapi tekniği inananlar içinde ,inanmayanlar için de işe yarıyor..inanmayanların bir oyunmuş gibi kendini terapinin akışına bırakarak duygularına yoğunlaşmasını ve sadece deneyimlemesini söylüyoruz..Çalışma bittiğinde anlattıkları hikayeye,deneyimledikleri derin içgörüye en çok kendileri hayret ediyorlar..Çalışma bittiğinde bu hikâyenin bir geçmiş yaşamdan mı kaynaklanıyor,yoksa bilinçaltının kurgusundan mı kaynaklanıyor sorusunun cevabına kişi kendi algılamasına göre karar veriyor..Terapist olarak bizim görevimiz yargılamadan,yönlendirmeden danışanın şimdiki hayatına uyarlayacağı yeni anlayışa ulaşmasına rehberlik etmek..
Olaylara reenkarnasyonu varsayan bir bakış açısından yaklaşmak soruna çok geniş bir açıdan bakabilme kolaylığı sağlıyor.Ayrıntılarda boğulmaktansa büyük resmi yüksek bir boyuttan görmemizi,değerlendirmemizi sağlıyor.. Zaten terapide bu bakış açısını kullanmamızın en büyük nedeni de bu.Biten bir yaşamı günahıyla,sevabıyla yeniden gözden geçirmek, izlediğimiz bir filmi yorumlamaya benziyor ve alınması gereken mesaj objektif olarak alınabiliyor,yanılsamaların ötesini görmek mümkün oluyor..Film gibi,rüya gibi olduğundan ego’nun direnci ortadan kalkıyor... Fark şu ki, bilinçaltı düzeyde anlattığınız hikayenin yazarı da sizsiniz oyuncuları da,rolleri dağıtan da sizsiniz,oynayan da..(birlik-bütünlük yasası) bu gerçeği genellikle çalışmadan sonraki günlerde idrak ediyorsunuz..bazı gerçekleri de çalışmanın hemen bitiminde..
GYRT’nin diğer ilginç ve etkili kısmı her girdiğiniz seansta,farklı bir hikayeyle karşılaşmanız.. iyileştirmek istediğiniz konularınıza yönelik farklı seanslarda yeni bir yüzünüzü tanımanız,yüzleşmeniz,kabullenmeniz ve kendiliğinden düzeltmeye yönlenmeniz..bir iç yolculuk yani..Varsa eğer sizi en çok üzen,yoran taraflarınızı temizlediğinizde domino etkisi gerçekleşiyor,zincirleme çözülme başlayabiliyor.. TM eğitimlerinden hatırladığım şu benzetme çok hoşuma gider :hepimiz ilk çıkarıldığında toprağa bulanmış işlenmemiş elmas gibiyiz ..onun her bir yüzünü temizledikçe parlaklığı artar ve işlendikçe değeri artar..bildiğim kadarıyla kaç yüzü parlatılıp işlenmişse o kadar kıratlık değeri oluyor..
NİÇİN GYRT ve EN ÇOK HANGİ SORUNLAR ÇÖZÜLÜYOR?
Danışanlardan edindiğimiz verilere göre sorunlar en yoğun olarak iletişim ve kendini ifade etme güçlüğü şeklinde ortaya çıkıyor.. Değersizlik duygusu,başarısızlık korkusu,yalnızlık korkusu veya farklı korkular,fobiler,öfke,suçluluk,utanç duygusu,özgüven eksikliği,mükemmeliyetçilik,kıskançlık,depresyon gibi sorunlarla çok karşılaşıyoruz… Ayrıca bunlardan kaynaklananan yakın ilişki zorlukları ve bazı fiziksel sorunların çok sık yaşandığını görüyoruz. Bu seanslardan sonra sıkıntı veren duygusal,ruhsal ve fiziksel sorunlar genellikle kayboluyor çünkü terapiyle birlikte danışanlar ruhsal boyuttan durumu değerlendiriyor.Çok geniş bir açıdan baktığı için sorunuyla ilgili göremediği tüm gerçeği algılamaya ve anlamlandırmaya başlıyor.Çoğu zaman seans sonunda ‘’önceden nasıl fark edememişim?’’ diyerek hayret ettiklerine tanık oluyoruz. Şimdiki hayatlarına travmaların etkisinden temizlenmiş ve kendi gerçek benliklerini derinden tanımış olarak daha sağlıklı,huzurlu,başarılı ve mutlu devam ettiklerini görüyoruz.Sonraki görüşmelerde bilinçli seçim yapma ve istekleri hayata geçirme konusunda çalışmaya devam ediyoruz.Bazen negatif enerji temizliği yapmamız da gerekebiliyor..Yani, danışan nazar gibi,büyü gibi şeylere inanıyorsa ,bunların etkisinde olduğunu düşünüyor ve kurtulmak istiyorsa bu neg.enerjiyi bir kimlikle simgeleştirip danışandan uzaklaşmasına yönelik bir çalışma yapıyoruz..Kısaca bilinçaltının anladığı dili kullanarak,bilinçaltını gereksiz korkulardan arındırma tekniği uyguluyoruz..
Yukarıdaki sorunlardan kurtularak iç dünyamızda,iş hayatımızda,iletişimde,ilişkilerde,öğrenim sürecimizde daha sağlıklı,daha mutlu,daha başarılı ve güçlü olarak yaşamak için,doğuştan hakettiğimiz güzellik ve zenginlikleri keyifle paylaşmak için,hem kendimize hem de bütüne yüksek bir frekanstan hizmet etmek için,Özbaskın bir düzeyden doğa yasalarıyla uyumlu yaşamak için GYRT'den faydalanıyoruz..